Bor Madeni

Kimyasal bir  elementtir. Periyodik çi­zelgenin  3A grubunda yer alır. Gru­bun birinci elementi olan bir ametal­dir. Bileşikleri ve bunlardan özellikle boraks binlerce yıldır bilinmekle bir­likte elementel bor, saf olmayan bir bi­çimde ilk kez 1808’de Sir Humphry Davy tarafından elektroliz yoluyla Gay-Lussac ve Thenard tarafından da oksidin elementel potasyumla indirgenmesiyle elde edilmiştir. Günümüzde bor halojenürlerin elekt­rikle, ısıtılan fitilleri üzerinde ayrıştı­rılması yoluyla çok saf olarak (% 99. 9999 saflıkla olabilir) elde edilir.

 

BORUN TARİHÇESİ 

Bor’un en çok kullanılan türü olan Boraks binlerce yıldan beri bilinmektedir Mısırlılar ve Mezopotamya Uygarlıklarının, bazı hastalıkların tedavisi ve ölülerin mumyalanmasında, Çinlilerin porselenlerinin cilalanmasında, Babillilerin kıymetli metallerinin ergitilmesinde boraks kullandıkları bilinmektedir. 

Modern bor endüstrisi ise 13. yy.’da boraksın Marco polo tarafından Tibet’den Avrupa’ya getirilmesiyle başlamıştır. 1771 yılında, İtalya’nın Tuscani bölgesindeki sıcak su kaynaklarında Sassolit bulunduğu anlaşılmış, 1852′ de Şili’de endüstriyel anlamda ilk boraks madenciliği başlamıştır. Nevada, California, Caliko Mountain ve Kramer yöresindeki yatakların bulunarak işletilmeye alınmasıyla ABD Dünya bor gereksinimini karşılayan birinci ülke haline gelmiştir. Türkiye’ de ilk işletmenin, 1861 yılında çıkartılan “Maadin Nizannamesi” uyarınca 1865 yılında bir Fransız şirketine İşletme imtiyazı verilmesiyle, başladığı bilinmektedir. 

1950 yılında Bigadiç ve 1952 yılında Mustafa Kemal Paşa yöresindeki kolemanit yatakları bulunmuştur. 1956 yılında Kütahya Emet Kolemanit. 1961 yılında Eskişehir Kırka Boraks yataklarının bulunması ve işletilmeye başlatılmasıyla Türkiye, dünya bor üretimi içinde 1955 yıllarında %3 olan payını 1962 de %15 , 1977 de %39 düzeyine yükselmiş ve giderek artan üretimi nedeniyle de günümüzde ABD’nin en önemli rakibi haline gelmiştir. 

NERELERDE ÇIKARTILIR

Doğada ele­mentel biçimde bulunmayıp genellikle su içeren sodyum, kalsiyum ve mag­nezyum boratlar biçiminde bulunur. Bazı mineralleri de sodyum ve kalsi­yumu birlikte içerirler. Dünyadaki toplam bor rezervinin B2O3 cinsinden 500 milyon ton olduğu sanı­lır. Bunun %60’ı Türkiye’de % 25’i ABD’de % 5-10’u Rusya Federasyonu’nda, geri kalanı da Çin ile Hindistan’ da bulunur.

Türkiye’deki bor mineral­leri başlıca dört bölgede toplanmıştır. Eskişehir’in Kırka yöresinde boraks, Kütahya’nın Emet yöresinde kolemanit, Balıkesir’in Bigadiç yöresinde başlıca kolemanit ve bir miktar üleksit, Bursa’nın Mustafakemalpaşa yöresin­de de pandermit yatakları vardır. Bu­nunla birlikte Türkiye’deki bor yatak­larının en önemli minerali kolemanittir. Türkiye, dünya bor üretiminin % 25-30 dolayında bir bölümünü karşı­lar. Önceleri bor mineralleri ham ola­rak satılırken Etibank tarafından Bandırma’da kurulan fabrikada borik asitle boraks üretilir ve bunlar işlenmiş ola­rak dış pazara satılır.

ELDE EDİLMESİ

Elementel bor, çok özel amaçlarla ve çok az miktarda kul­lanıldığından elde edilmesi önemsiz­dir. Buna karşılık borik asit ve bor trioksit, bor kimyasının başlangıç maddeleri olduklarından saf olarak elde edilmeleri büyük önem taşır. Bu ne­denle bor mineralleri işlenerek; bo­raks, borik asit ve bor trioksit elde edi­lir. Öteki bor bileşkeleri ise bunlardan yola çıkılarak elde edilirler. Bunun için yola çıkılan mineralin cinsine göre çeşitli yollar izlenir. Sodyum borat mi­neralleri arıtılarak, göl suları, fraksiyonlu kristallendirme yoluyla boraksa dönüştürülür. Ele geçen boraks kızdırı­larak susuz boraks, sülfat asidiyle işle­nerek borik asit ve borik asidin kızdırılmasıyla da bor trioksit elde edilir. Kalsiyum içeren minerallerden (örne­ğin kolemanit) yola çıkıldığında bun­lar sülfat asidiyle işlenerek borik asit ve bu da kızdırılarak bor trioksit ya da sodayla işlenerek boraks elde edilir. Bor trioksit erimiş halde elektrolizlenerek ya da magnezyumla indirgene­rek elementel bor, metal oksitleriyle birlikte indirgenerek bor karbür, aynı anda karbonla indirgenerek klorlana­rak bor triklorür ve bor triklorürün me­tal hidrürlerle tepkimesi sonucunda boranlar elde edilir.

FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

 Doğal bor iki izotopun karışımından oluşmuştur. B-10 (% 18.83) ve B-11 (% 81.17). Bunların dışında kütle numaraları 9.12 ve 13 olan kısa ömürlü yapay izotopla­rı elde edilmiştir. Elementel borun kristalleri elmas kadar serttir. Siyah bor çok inceyken saydamdır. Bor bir yarı iletkendir. Yüksek sıcaklıkta elektriği iyi iletir. Elektrik iletkenliği 20°C’den 600°Cye çıkıldığında yakla­şık 100 kat artar.

 BİLEŞİKLERİ

 Borürler: Gümüş, çinko, cıva, tal­yum, kalay ve kurşun dışındaki metal­ler borla MxBy genel formülünde bo- rürleri oluştururlar.

Bor karbür: B4C. Sertliği silisyum karbürle elmas arasındadır. Kırılganlı­ğı azdır. Aşındırıcı olarak, sert ve kim­yasal etkilere dayanıklı seramiklerin yapımında kullanılır.

Bor nitrür: BN. Alaşımların yapımın­da, yan iletkenlerde, çekirdek reaktör­lerinde ve yağlayıcılarda yaygın olarak kullanılır.

 

BOR ELEMENTİNİN EKONOMİYE KAZANDIRDIKLARI

Türkiye’nin bor rezervi 227 milyon ton görünür ve 624 milyon ton muhtemel+mümkün olmak üzere toplam 851 milyon tondur. Dünya toplam bor rezervinde Türkiye’nin payı %722’dir (Eti Maden İşletmeleri Genel Müdürlüğü rezerv bilgileri). Dünyanın en büyük tinkal rezervleri Eskişehir’in Kırka bölgesinde yer alır. Kolemanit cevheri ise Kütahya-Emet Balıkesir Bigadiç ve Bursa-Kestelek bölgelerinde yer almaktadır. Ülkemiz bor minerali üretiminde ABD’den sonra dünyada ikinci büyük üreticidir. Ülkemizde üretilen bor minerallerinin %10’u doğrudan mineral olarak kullanılırken geriye kalan kısmı bor türevlerinin üretimi için kullanılmaktadır.

Türkiye bor minerali ihracatında hammaddenin yanı sıra asit borik susuz boraksboraks pentahidrat boraks dekahidrat ve sodyum perborat gibi rafine ürünler ihraç etmektedir. Bor tuzlarının Türkiye’deki tek üreticisi ve ihracatçısı Eti Holding A.Ş.’dir. Etibank’ın ham bor üretimi B2O3 bazında 450 bin ton/yıl civarındadır. Bu üretimin yaklaşık %50’si kolemanit %20’si üleksit ve %30’u tinkal konsantresi olarak gerçekleştirilmektedir. Üretimin bir kısmı 
Kırka ve Bandırma’da kurulu bor türevleri tesislerinde pentahidrat dekahidrat borik asit ve sodyum perborata dönüştürülmektedir. 2004 yılı bor ve türevlerine ait üretim incelendiğinde;üretimin %70’inin ham bor %30’unun ise rafine bora ait olduğu görülmektedir. 

Tabii boratlar ihracatımız 2004 yılında 2002 yılındaki düşüşün aksine %11 artarak 92 milyon dolara ulaşmıştır. ABD Çin İspanya ve Hollanda önemli alıcı ülkeler olarak dikkat çekmektedir.

Pin It on Pinterest

Share This